logo

26 Haziran 2018

Köşe Yazısı / Ahmet BAYRAKLI

Hayatta hangi işle uğraşırsak uğraşalım.

Şimdi soruyorum sizlere?

Hangimizin bir hedefi, bir gayesi, bir menzili yok ki?

Ticaret yapanlar, zengin olmanın peşinde, siyaset yapanlar ise kafasına koyduğu makama mevkiye ulaşmanın derdinde vs…

Peki bu hedeflere erişmek isterken toplumda davranışlarımız nasıl olmalıdır?

İnsanların davranış çizgisi de tıpkı yol gibidir, ya büyük ve geniştir, dümdüz gider, kişiyi hedefine kısa sürede ulaştırır, ya da dolambaçlıdır, keskin virajlıdır, inişli çıkışlıdır, hedefe varmak biraz zaman alır.

Veya ana yolun yanında tali yollara sapmak gerekir, kimi taşlı, topraklı, kimi batak, çamurlu.

Kiminde ise çıkmaza sapılır, bir noktaya gelince kaybolur insan.

İnsanın çizgisi belli olmalıdır, başı ve sonu nerede bilinmelidir. Hedefi, menzili olmalıdır, ne zaman nereye sapacağını, nerede nasıl davranacağını, ne konuşacağını bilmelidir.

Başkaları da bunu az buçuk tahmin edebilmelidir ki, o kişinin tutarlı olduğu görülüp, güven duygusu oluşsun.

Kısaca kişinin bir hayat felsefesi, bir yaşam çizgisi olmalıdır.

Aslında bunu halk dilinde “adam gibi adam olmak” da denir.

Yani özü sözü bir, takiyye yapmayan, sağ gösterip sol vurmayan, yüzüne karşı başka, arkadan başka olmayan. Ve ne olduğunu kendisi de bilen.

Böyle birini bulmak, tanımak ve dost olmak öyle güzel ki.

Ama hacı hacıyı bulur Mekke’de hoca hocayı bulur tekkede misali, öyle bir adam bulmak için önce kişinin kendisinin öyle olması gerekir.

İçi kırmızı, dışı yeşil olursa insanın karpuz gibi, yanılgılar da çok olur.

Görünüşler insanı aldatır bazen.

Ben namusluyum diyorsa insan, namuslu olmalıdır, ben haram yemem diyorsa, gerçekten yememelidir.

Ben dürüstüm diyorsa, dürüst olmalı, dürüst tanınmalıdır. Attığı adımı bilmeli, ağzından çıkanı kulağı duymalıdır.

Ve en önemlisi her türlü haltı yiyip sonra da meydana çıkıp,”sizi gidi münafıklar, sizin yüzünüzden kıyamet kopacak” dememelidir.

Çünkü söylediklerini kimse üzerine almaz, ağzından çıkan her kelime kara zift olur, yağmur gibi onun üzerine yağıp, sahibine yapışır kalır.

Rabbim bizleri toplumda mert, yürekli, delikanlı insanlarla karşılaştırsın.

Dışı hoş, içi boş insanların şer’inden cümlemizi korusun.

Takiyyecilik yapan, kalitesiz insanların gün geçtikte sayısının azaldığını görmeyi bizlere nasip etsin.

Dik durmayıp kaybeden kullarının sayısının giderek arttığını görmemizi nasip eylesin.

Çünkü bu devirde dik durmak zor iştir.

Yürek işidir.

İnanın bana her kulun sergileyebileceği bir irade, bir tavır, bir kararlılık değildir.

Kısacası, kolay bir şey değildir.

Kalın sağlıcakla.

Selam ve dua…

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ