logo

04 Temmuz 2018

Köşe Yazısı / Ahmet BAYRAKLI

“Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulup gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını yener…”

Dizelerini ne zaman duysam, hemen aklıma hayatta değer verdiğim, ender insanlardan biri olan Karaosmanlılı’nın bana anlattığı o ibretlik hikaye gelir.

Peki nedir o ibretlik hikaye?

Birgün ormanların kralı olarak bilinen aslan ormanda aheste aheste yürüyormuş.

O kadar kuvvetli, o kadar güçlü, o kadar heybetliymiş ki bunu kelimelerle anlatmak bile zormuş.

En belirgin özelliği ise, kendini beğenmişliğinin yüzünden egosunun tavan yapmasıymış.

Gözü kendisinden başkasını hiç görmezmiş.

Ormanda belirli bir yol aldıktan sonra, karşısına zeki, akıllı, sabırlı, sadakatli, kelamlı bir kedi çıkıvermiş. Kedi, aslanı bir an görünce ne yapacağını bilememiş.

Aslan ise kediye doğru yaklaşmış yaklaşmış ve tam pençesini havaya kaldırıp, kediyi bir hamlede ezip öldürecekken;

Kedi, “Ne yapıyorsun dayı sen, yeğenini mi öldüreceksin?”deyince bir an aslanın pençesi havada öylece kalıvermiş.

Aslan, “Hadi oradan senin gibi pısırık, korkak, ürkek, küçücük bir kedi nasıl olur da benim gibi güçlü, kuvvetli bir aslanın yeğeni olur” demiş.

Kedi, “Dayı, cins olarak değerlendirildiğinde kedigiller türünden değil miyiz?

Senin de dört ayağın var, benimde. Seninde kuyruğun var, benimde. Seninde bıyıkların var, benimde. Seninde pençelerin var, benimde. Aramızda ki tek fark, sen ormanlarda yaşıyorsun. Ben ise ürkekliğime, pısırıklığıma neden olan, çiğ süt emmiş insanoğlunun arasında yaşıyorum.

Bu yaratıklardan gördüğüm vicdansızlık ve zarar yüzünden işte bu haldeyim” der. “Onlara hep aklımda diyerek ve her ne olursa olsun zerre kadar da güvenmeyerek yaşamımı sürdürüyorum” der…

Aslan yine şaşırır ve der ki;

“İnsan dediğin bu yaratıkları çabuk bana göster. Eğer gösteremez, hele birde anlattığın gibi değilse, birde bunun yanında benim yeğenim olduğunu da kanıtlayamazsan seni bir hamle de güçlü pençemle ezer ve öldürürüm” der.

Kedi, “O zaman izle beni seni onların yanına götüreceğim” der.

Kedi önde aslan arkada yavaş yavaş ormanın derinliklerine doğru ilerlerler. Yeğenin adımları küçük, dayının adımları büyük olduğundan, yolda izi dayı oluşturmuştur.

Bir vadinin yanından geçerken, çakal sürüsü ile karşı karşıya gelirler. Aslan, “Bunlar mı insan dediğin yaratıklar?” deyince,

Kedi, “Hayır diye cevap verir.”

Biraz daha ilerleyince bu seferde domuz sürüsüne denk gelirler ve aslan yine; “Bunlar mı?” diye sorar.

Kedi, “Yok hayır, bunlar da değil” diye yine cevap verir.

Aslan, bir an kendi kendine içinden düşünmeye başlar.

Der ki, “Bu insan dediği yaratıklar acaba nasıl bir şey. Kedi, güçlü olmalarının nedeninin akıllı, kurnaz olmalarından kaynaklandığını söyledi. Cidden merak etmeye başladım” der. Biraz daha ilerledikten sonra ilerde bir grup insan belirginleşir. Ellerinde ki balta ile ağaçları kesip, buduyorlardır. Kedi onları bir anda görünce, hani tecrübe sahibi ya bizi görmesinler diye pısırık pısırık, ürkek ürkek, sessiz sessiz sürünerek ilerlemeye başlar. Aslan’ı ise uyarır.

Dayı sende gizli gizli ilerle bu yaratıklar seni de görmesin. Senin için cidden hiç iyi olmaz deyince, Aslan, “Ben ormanların kralıyım. Burada en güçlü benim. Senin insan dediğin, korktuğun bu iki ayaklı küçük şeyler miydi? Bende bir şey zannetmiştim. Bu yaratıkların hepsini tek tek nasıl öldüreceğim izle, bekle ve gör” der.

Vakit kaybetmeden insanların arasına dalar. Bir insan ile kafa kafaya gelir. Aslan, “Bu kedi benim yeğenim olduğunu iddia ediyor, bunu siz mi bu hale getirdiniz ki,ürkek ve korkak olmuş çabuk söyleyin? deyince, insan, “Evet bu zeki kedi bizimle birlikte yaşar ve bizi bizden iyi tanır. Bizler ne söylersek söyleyelim onu yapar, uygular. Tek başına karar verme şansı yoktur. Bizi efendice dinlediği için şuan hayattadır” deyince,  Aslan, bir an kükrer ve ön patilerini havaya kaldırıp, “Siz benim yeğenimi nasıl ezip bu hale getirirsiniz? Bunun hesabını vereceksiniz, hepinizi tek tek öldüreceğim. Çabuk silahını al, çık karşıma “der.

İnsan hemen kurnazlığını ve akıllılığını kullanıp o da der ki, “Şuan silahım yanımda yok, savunmasız bir insana nasıl saldıracaksın, bu mertliğe, delikanlılığa sığar mı? Deyince Aslan, “Git o zaman silahını al çık karşıma” der.

İnsan aklını yine kullanır ve der ki, “O zaman izle beni silahımı almaya birlikte gidelim. Silahımı aldıktan sonra da ne gerekiyorsa onu yapalım”der. Aslan çaresizdir ve kabul eder.

Bu kez insan önde, aslan arkada onun arkasında da kedi yavaş yavaş ilerlerken, insan kurtlar için kurduğu, ama her nedense bir türlü tuzağa düşüremediği kurt kapanına aslanı yavaş yavaş yaklaştırır. Tam kapana yaklaştığında da kapanın üzerinden çaktırmadan atlar. Aslan ise hani güçlü ya, o yüzden burnu havada aheste aheste çalım atarak yürüdüğü için bunun farkına varmaz ve ön iki patisi kapana kapılır, tuzağa düşer. Tam o sırada insan, elinde ki ip ile aslanın başını bir ağaca bağlar.

Kedi ise insanların yanında sürekli tedirgin hareket ettiği için, az çok onların ne yapacağını tahmin ettiği için, Aslan kapana kapılınca aslanın bağlı olduğu ağacın tepesine zıplayarak çıkar. İnsanın kediye yetişmesi,onu yakalayıp cezalandırması mümkün değildir.

Aslan acılar içerisinde feryat ederken, insan ise kestiği odun parçası ile aslanı döndüre döndüre dövmeye başlar. Aslan o kadar çok dayak yemiştir ki, bir an başını havaya zor bir şekilde kaldırıp ağacın üzerinde ki, yeğeni olarak kabul etmediği kediye,

“Yeğenim kurban olayım beni kurtar. Bu yaratık beni döve döve öldürecek. Bunların yanında güçlü, kuvvetli olmak bir işe yaramıyormuş. Yalvarıyorum sana kurtar beni” deyince, Kedi,”Dayı ben sana söyledim. Kontrolsüz güç, güç değildir. Öfken ve nefsin bir oldu aklını yendi. Sırf bu yüzden şimdi yaşam mücadelesi veriyorsun. İnan bana elimden hiçbir şey gelmez. Kendin ettin, kendin buldun. Şuan itibariyle her koyun kendi bacağından asılır. Kusuruma bakma ilk önce can, sonra canan” demiş.

Hal böyle olunca da, Aslan bağlı ve çaresiz olduğu yerden kurtulamadığı için dayak yiye yiye oracıkta can vermiş.

Kalıbına aldanıp, başkalarından aldığı günü birlik cesaret ve talimat ile kendini dev aynasında gören, akıllıyım zanneden takiyyeciler sizlere de selam olsun.

Selam ve dua…

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ