logo

14 Ağustos 2018

Köşe Yazısı / Ahmet BAYRAKLI

 

Türkiye’nin gündemi ne yazık ki Dolar…

Dolar böylesine yükselmese ve Türk lirasının değeri böylesine düşmese tabii ki daha iyi olurdu. Ama dolar yükselmesin diye Türkiye’nin boynunu eğmesine ve Trump Amerika’sı karşısında yaltaklık etmeye hangimiz razı olabiliriz ki?

Doların yükselme sebeplerinden sizlere birkaç örnek vermek istiyorum.

  • Papaz Brunson dahil 15 Temmuz darbe girişiminde rol alan 20 ajanın ivedi serbest bırakılması.
  • ABD, özellikle Brunson’ın tahliyesi için 15 Ağustos Çarşamba gününe kadar Ankara’ya süre vermesi.
  • Türkiye’nin İran’a kapsamlı ambargo uygulaması.
  • Rusya’dan S400 satın alınmaması.
  • Ankara’nın Kudüs politikasını gözden geçirmesi.
  • Kıbrıs Adası etrafında doğalgaz ve petrol aramaktan vazgeçmesi.
  • Halkbank’a kesilecek cezaya razı olunması.
  • Ankara’nın Fetullah Gülen’in iadesini talep eden dosyayı kapatması.
  • Türkiye’nin sahip olduğu kritik madenlerde ruhsatların Amerikan şirketlerine verilmesi.

Peki şimdi soruyorum sizlere?

Trump Amerika’sının ülkemize uygulamak istediği bu ambargo sizce, ekonomik bir ambargo mu?

Yoksa, siyasi bir ambargo mu?

Yorum sizlerin…

Hal böyle olunca, tam bağımsız bir ülkenin vatandaşları olarak bu durum karşısında ne yapalım?

  • Teslim mi olalım?
  • Boyun mu eğelim?
  • Diz mi çökelim?
  • Emriniz olur mu diyelim?

Yoksa dik durup bir kez daha bu savaşta galip mi gelelim?

Buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyorum ki,

Artık Türk-İslam düşmanlarının karşısında, Osmanlı’nın son dönemlerinde ki hasta adamı yok.

Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde ki çömez devleti yok.

1970’lerin ve 1990’lıların güçsüz ülkesi yok.

Artık karşılarında; Cumhurbaşkanı’ndan Muhtar’ına kadar 2023 hedeflerine kilitlenmiş, 2053 ve 2071 vizyonuna inanmış bir Yüce Türk Milleti var.

Şunu asla ve asla unutmayalım ki;

“Türk aç kalır, susuz kalır, lakin DEVLET’siz kalmaz…”

Asla aklımızdan çıkarmayalım ki;

Bunların bu topraklar üzerinde oynayıp, müdahale edebilecekleri bir tek dolar kuru kalmıştır.

Bırakın ellerinden geleni artlarına koymasınlar.

Hodri meydan…

Bizler Yüce Türk milletinin fertleri olarak, hangi siyasi görüşten olursak olalım, birbirimize sımsıkı sarılıp birlik ve beraberlik içerisinde birazcık sabredelim.

Sabredelim ki, muradımıza erelim.

Çünkü, hepimiz aynı geminin yolcusuyuz.

Ne demişler;

“Sabrın, sonu selamettir.”

Kendi kendinize hiç düşündünüz mü?

İçerde ve dışarda bunca hain ve düşman varken ve bizzat bu hainler tarafından kurulan her türlü kirli, kanlı oyunlara, kumpaslara rağmen hala bu ülke eğilmeden, bükülmeden dimdik ayakta durabiliyor ise, bu mazlum, halis niyetli ve saf insanların sayılarının fazla olduğunun açık ve net bir göstergesidir.

Karamsar olmak ve bu konuda endişe duymak bizlere dün yakışmadığı gibi, bu günlerde de yine yakışmayacaktır.

Büyüklerimiz ne demiş,

“Zaman her şeyin ilacıdır.”

Unutmayalım ki;

“Son gülen, iyi güler…”

Bekleyip görelim.

Kalın sağlıcakla.

Selam ve dua..

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ