logo

04 Eylül 2018

Köşe Yazısı / Ahmet BAYRAKLI

 

Nuh kavminin çöküş sebebi;

Peygamberleri ile alay etmeleri, putlara tapmaları, zalim, fasık, vicdansız, kibirli, ahlaken çökmüş bir toplum olmalarına bağlanmış. Allah onları bu özellikleri sebebiyle tufanda boğmuş. Ancak iman edenleri hariç: “Biz onu ve gemidekileri kurtardık.”(Ankebût,25)

“Sonra da geride kalanları da suda boğduk.” (Şuara,119)

Nemrut’un ilahlık iddiasında bulunup, zalim ve zorba bir hükümdar olması. Kavminin; şirk, faiz, tefecilik, fuhuş ve zinayı meşrulaştırması ve menfaate dayalı ilişkileri yaygınlaştırması.

Hz. İbrahim’i  (a.s.) ateşe atacak kadar zalim ve acımasız olan Nemrut ve taraftarları bu yaptıkları sebebiyle helak oldular.

Lût kavmi, putçuluk ve homoseksüelliği  (erkek erkeğe ilişki) yaygınlaştırdıkları, zalim, bozguncu, cahil ve günahkar bir kavim oldukları için helak olmuştur. Lût kavminin helakı yanardağ patlaması ve şiddetli bir depremle gerçekleşti.

“Üzerlerine pişmiş çamurdan bir taş yağmuru indirdik. Uyarılıp da aldırmayanların yağmuru gerçekten ne kötü oldu.”( Nemi,57-58)

Allah Rasülü (s.a.v) uyarıyor:

“Ümmetim için en çok korktuğum şey Lût kavminin işidir. (Tirmizi)

Sevgili okurlarım,

Şimdi soruyorum sizlere?

Toplum olarak, günümüzde ki yaşantımız sizce bu vermiş olduğum ibretlik olaylara benzemiyor mu?

Gelin hep birlikte değerlendirelim…

Örneğin günümüzde ki

Hobi Bahçeleri…

Hani ekili, verimli tarım arazisini parsel parsel bölüp, etrafını tel örgü ile çevirip, içerisine delme çatma kulübeler yaptırıp, çok cazip ücretler karşılığında, sözüm ona üreticilere satılan o mekanlardan bahsediyorum.

Hani sözde üreticiler diyorlar ya;

Yok efendim biz burada çilek yetiştireceğiz, yok efendim ceviz yetiştireceğiz, yok efendim domates yetiştireceğiz vs.

Kafalarından uydurmuşlar bir bahane, zikredip duruyorlar.

Amaçları;

bu yalancı cennetlerine elektrik ve su alabilmek için devletten izin ve ruhsat alabilmek.

İnanır mısınız bana bunun içinde çok çetin bir mücadele veriyorlar…

Peki ya bu mekanlarda gerçekten meyve ve sebze yetiştiriliyor, üretiliyor mu?

Genel olarak bakıldığında ise buralarda;

Hani çok ahlaklı, çok edepli, çok  hayalı bir toplumuz ya, hani buralarda hiç kimse seni  görmüyor ya, hani alkol almak ve fuhuş yapmak haram ya işte sırf bu yüzden bu mekanlarda gizli gizli alkol alınıyor ve fuhuş yapılıyor.

Hal böyle olunca da,

Üretim yine sadece dillerde kalıyor.

Eylemler ve söylemler yine birbirini tutmuyor.

Ne yazıktır ki;

Haram ve Helal’in birbirinden hiçbir farkının olmadığı bir dönem içerisinde yaşamımızı sürdürüyoruz.

Bir başka örnek;

Milli bayramlarımızı zaten unuttuk. O gün ne yapılması gerektiğini de zaten bilmiyoruz.

Peki ya dini bayramlarımız…

Allah aşkına şöyle bir topluma bakın, dini bayramlarda neler yapılıyor?

Akraba ziyaretleri gerçekleştiriliyor mu?

Hal ve hatır soruluyor mu?

Büyüklerin elleri öpülüyor mu?

Küçükler sevindiriliyor mu?

Ve ya;

Mesaj yoluyla, WhatsApp yoluyla ya da  sosyal medya yolu ile bayramlar mı kutlanıyor?

Yorum sizlerin…

Diğer bir örnek;

Eskiden toplum birbiri ile kaynaşsın, birbirlerine sımsıkı sarılıp iri ve diri olsun, paylaşmayı ve yardımlaşmayı öğrensin diye düğünlere, nişanlara, sünnetlere gidilir toplum içerisine karışılırdı.

Peki ya şimdi?

Ne yazık ki,artık öyle bir toplum olduk ki, bırakın düğünlere, nişanlara gitmeyi, cenazelerimize bile öndüç gider hale geldik.

Vatandaş benim cenazeme gelirse, bende onun cenazesine giderim anlayışı aldı başını yürüdü.

Başka bir örnek; maddi anlamda bakıldığında da, günümüzde zengin daha zengin, fakir daha fakir oldu.

Hal böyle olunca da;

Kibirli, ahlaksız, riyakar  insanların sayısı da giderek çoğalmış oldu.

Devir alnını terletmeden çok para kazanmanın yollarını arama devri oldu.

Helal para imiş, haram para imiş bunun hiçbir önemi yok. Yeter ki para para olsun…

Hani kendini bilmez birileri çıkıyor diyor ya;

“Yolsuzluk, hırsızlık değildir” diye buda öyle bir şey işte.

Bazıları için de günümüzün en yaygın, en itibarlı meslekleri; tefecilik, ihaleye fesat karıştırma, fırsatçılık, yolsuzluk oldu.

Hal böyle olunca da, sırf menfaate dayalı, samimiyetsiz ilişkiler kurulmaya başladı  vs.

Beyler, hanımefendiler, gençler!!!

Ahlak olarak toplumsal çöküş içerisindeyiz bunu görmüyor musunuz?

İnsanlar artık birbirlerinden kaçar oldu.

Niye mi?

Fitnecilik, fesatlık, çekememezlik, riyakarlık, şakşakçılık ve dedikoduculuk bitmiyor da ondan.

Karşılıklı güven duygusu kalmadı da ondan.

Verilen sözler ağızdan değil de, başka yerlerden verilir hale geldi de ondan.

Dürüst olmayanlar itibar görüyor da ondan vs.

Toplum olarak bunları düşünmekten, eğlenmeyi, gülmeyi bile unuttuk artık.

Bende diyorum ki;

Bir, iri, diri, kardeş olup, hep birlikte Büyük Türkiye olabilmemiz için;

Kirli ellerin devletten çekilmesi, yalakalığın prim yapmadığı toplumsal zeminin oluşturulması, eleştiri kültürünü hakaretle karıştırmadan toplum olarak özümsenmesi ve eleştirilenlerin eleştirenleri ötekileştiremediği, toplumsal olgunluğu yakalamaktan başka çaremiz yok.

Yok biz halimizden gayet memnunuz diyenler, şimdi söyleyin bana halinden memnun olmayanlar ne yapacak?

Kimin eli, kimin cebinde belli değil?

Kim kime hizmet ediyor belli değil?

Hasetçilik almış başını gidiyor.

Konuşan, uyaran, fikrini söyleyen kişiler istenilmeyen adam oluyor.

Eleştiri yapan toplumda ötekileştiriliyor.

Dolar bahane ediliyor, kardeş kardeşe fırsatçılık yapıp zam üstüne zam yapıyor.

Gariban cebinde ki küçük dövizi bozduruyor, zengin saklıyor.

Akraba akrabadan kaçıyor vs.

Böyle yapılmaya devam edilirse şimdi soruyorum sizlere;

Bu dolar belası ve ekonomik savaş ile nasıl mücadele edeceğiz?

Dış güçlere, nasıl haddini bildireceğiz?

Ülke olarak nasıl güçlü ve dimdik ayakta duracağız?

Bu gemi batarsa, geminin içerisinde herkes batar görmez ve anlamaz mısınız?

O saatten sonra zengin olsan neye yarar, makam mevki sahibi olsan neye yarar, paran pulun, gayrimenkulün olsa neye yarar vs.

Benim bildiğim tek gerçek var o da başka Türkiye yok!!!

Türk’ün Türk’ten de başka dostu yok!!!

Şayet toplum olarak kendimize çeki, düzen vermezsek, hak ettiğimiz cezayı bize Amerika veya dış güçler değil, bizzat Cenab-ı Allah verecek…

Kalın sağlıcakla.

Kesin karar sizlerin.

Selam ve dua…

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ