logo

Köşe Yazısı / Ahmet BAYRAKLI

İnsanoğlu yaşamı boyunca etrafında dönen dönme dolaplardan dolayı; şaşırdığı, hayret ettiği, aklının almadığı, bir türlü anlam veremediği olaylarla karşı karşıya gelebilir öyle değil mi?

Bunun yanında tüh dediği, eyvah dediği zamanlarda olur.

Tanıyamazsın İnsanoğlunu, okuyamazsın sana karşı aklından geçirdiklerini, seviyor gibi yapar ama asla sevmez, takdir ediyor gibi davranır ama asla takdir etmez.

Arkandan bir dünya laf konuşur, yüzüne geldiğinde ise senden iyisi yoktur.

Eylemleri ve söylemleri kesinlikle birbirini tutmaz.

Omurga nedir asla bilmez.

Sinsi bir yılan gibidir.

En zayıf anında sokar, zehirler seni…

Kısa vade de kazananlardan olur, uzun vade de ise kaybolup gider…

O yüzdendir ki;

Çiğ süt emdiği için, nankördür insanoğlu.

Bedel ödeyerek iyilik yaparsın, karşılığında ise yapmasaydın olur.

En zor dönemlerinde yanında durursun, günü geldiğinde ise durmasaydın olur…

İç dünyamızda olup bitenleri; fırtınaları, selleri, korkuları, duyguları, yargıları, önyargıları, önce kendimizle sonra karşımızdakilerle dürüstçe ve açıkça paylaşıp kendi gelişimimizi tamamlayamadığımız her an bedel ödüyor, kayıp veriyoruz.

Farkında olmasak da sıkça yaşıyoruz bunu… Bunun farkında olanlar bazı kısır döngülerden kurtulup, çevresine faydalı bir birey olabilme yolunda bir mesafe kat etmiş demektir.

Cenabı Allah kaderimizi, gayretlerimize bağlı kılmıştır.

Gayretleri ile bir yerlere gelen insanların güç sarhoşu olduğunu müşahede edenlerin yaşadığı hayal kırıklığı, insanların güven duygusuna vurulmuş bir prangadır.

Bir bedel ödenecekse bu prangaların kırılması için, dur denecekse toplumun önüne geçenlerin insanların duyguları ile oynamamaları için, için için buğzetmek yerine kral çıplak diyebilecek omurgalı insanların bu topluma kazandırılması elzemdir…

Yaşadığı şehre ve insanlara hizmet etmek yerine, bulunduğu makamın tadını çıkaranlar, yüzde dost, kalpte hainlik yapanlar gün gelecek bedelini ödeyeceklerdir… Ben bu şehrin kralıyım tavrı ve edası ile yürüyen temsil makamında olan büyüklerin, etrafındaki insanların iyi niyetlerini suistimal etmeden bu şehre hizmet ettiğini görmek hayal olmaktan çıkmalı ve herkes samimi olabilmek adına bir bedel ödeyecekse ödemeli.

Bir büyüğüm içimden geçen duygularımı öyle güzel okumuş ki, bakın ne güzel kalemine almış.

Diyor ki;

“O yüzdendir ki ilginçtir hayat;

Gün gelir, iç oğlanlar padişah olur, hırsızlar zengin, metresler eş.

Odundan kapı, taştan saray olur.

Gün gelir, hadsizlik öz güven, saygı yalan, sevgi ise dolan olur.

Gün gelir, çivisi çıkar dünyanın.

Konuşamayanlar hatip, şifa veremeyenler tabip.

Ama yine öyle bir gün gelir ki;

Verenler alır, gidenler uslanır, dönenler yalvarır.

Merdiveni koşarak çıkanların gün gelir ayağı takılır.

Sevgisini vermeyen, gün gelir kimsesiz kalır.

Aldatan bir gün sadakat için, çalan bir gün adalet için, döven bir gün şefkat için yalvarır.

Piyon deyip geçme, gün gelir şah olur.

Şaha da fazla güvenme, gün gelir mat olur.

Öyle bir gün gelir ki sen bakmazken her şey hallolur…!!!”

Benden söylemesi.

Kalın sağlıcakla.

Kesin karar sizlerin.

Selam ve dua…

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ