logo

08 Mayıs 2018

Köşe Yazısı / Ahmet BAYRAKLI

Berbersin, bankada acil bir işin var. Dükkânda kalfa, çırak yok. Kilit vurmak yerine dükkanı Kasap’lık yapan yan komşuna emanet edersin, komşu göz kulak olur musun bir saat işim var dersin, o da kendi dükkanı gibi bakar. Emanete ihanet etmez.

Berberler ve Kuaförler Oda Başkanı’nı arayıp bu ricada bulunamazsın.

Bulunsan da senin gibi yüzlerce üyesi var,

Her birinin de ayrı ayrı derdi olduğu için kısacası, iş yoğunluğundan dolayı gelip dükkanını bekleyen olmaz.

Mobilyacısın gece saat 02.30, işlerin o kadar çok yoğun ki mesai yapıyorsun.

Nitelikli eleman bulamadığın için yalnız çalışıyorsun. O kadar yoruldun ki, bir an dalgınlığına geldi parmağını makineye kaptırdın, kestirdin.

Canın o kadar çok yanıyor ki; koşa koşa gidip soluğu karşı komşun olan sabahçı kahvesinde aldın.

Çaycı seni bu halde görünce elinde ki bardakları fırlatıp hemen işini, gücünü bırakıp alır götürür seni hastaneye.

Senin başında gece boyu nöbet tutar.

Mobilyacılar Odası Başkanı’nı arayamazsın. O saatte arasan da bırak hastaneye gelmeyi, telefonuna bakan bile olmaz.

Marangozsun, bir erkek çocuğun var. Okumada gözü olmadığı için okumadı. Aklı, fikri ticaret yapmakta.

Kafa yapınız uyuşmadığı için de çalışmıyor senin yanında. Sende babası olarak sorumluluğunun gereği bu konuda fikir almak için gittin Marangozlar Odası Başkanı’nın yanına ve anlattın durumu.

Oda başkanında sana yardımcı olmak maksadıyla, çocuğunun ahlaklı, edepli, disiplinli, çalışkan bir esnaf olması için, iki sokak arkasında ki saygın bir lokantacıya yönlendirir seni.

O lokantacıya çocuğunun geleceğini emanet edersin. Senden benden daha iyi sahip çıkar çocuğunun geleceğine. Kendi çocuğu gibi gözünden bile sakınır. Bakkalsın, elektrik şartelinde bir arıza meydana geldi. Sistem çöktü. Hemen iki dükkan ilerde komşun olan elektrikçiyi çağırır, oluşan hasarı giderirsin. O anda oluşan arızayı gidermek için Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı’nı arayıp sırf bu yüzden rahatsız edemezsin.

Zaman gelir meslek oda seçimleri yapılır. Sende, komşu esnaf arkadaşlarında meslek oda yönetimlerine girer, üyeler tarafından seçilir. Yaklaşık üç, dört ay sonra da Birlik Başkanı’nı ve yönetimini seçme vakti gelir, çatar. Seçimde iki aday başkanlık için yarışır.

Senin oda başkanın bir adayın yanında taraf olur, komşularının oda başkanları da diğer  adayın etrafında toplanır. Neyse seçim biter hak eden hak ettiğini alır, seçimi kazanır. Hak etmeyen de seçimi kaybeder ve köşesine çekilir, nerede hata yaptım diye kendi kendine düşünür durur…

Eee ne demişler, “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.” Seçimin vermiş olduğu bu psikolojiyle komşuların seninle aynı fikri paylaşmak zorunda değildir. Yaşadığın sürece iyi yada  kötü gününde bu insanlar senin yanındadır her zaman! Düğün, dernek edersin misafirlerinin arasında berberi, mobilyacısı, kasabı, çaycısı, marangozu, lokantacısı, bakkalı, elektrikçisi de vardır.

Hediye getirirler, altın takarlar. Cenazen olur taziyeye gelirler! Yeri gelir tabutunun altına hep birlikte girer, omuz verirler. Arkandan helal ederler haklarını. Düğününe, taziyene kendini bilmez birçok oda başkanı gelmez. Seni sadece seçimden seçime hatırlar. İşi düştüğü zaman gelir yanına vs…

Selanı bile duymaz onlar. Ama olur da onlar yüzünden yapılan Birlik Başkanlığı seçiminin etkisinde kalarak, kırarsan sevdiklerini bu sefer işte, o zaman yalnız hissedersin kendini.

Halayın başına geçirecek komşu da bulamazsın, cenazende Fatiha yollayacak dost da bulamazsın.

Siyasi yarış yüzünden etkilenip, sende eşini dostunu, arkadaşını, komşunu kırma onlara saygısızlık yapma. Eğer kırarsan, kaybeden,zararlı çıkan sen olursun benden  söylemesi!!!

Unutma ki; “Yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.”

Selam ve dua…

Ahmet  BAYRAKLI (Kesin Karar Gazetesi)

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ