logo

05 Haziran 2018

Köşe Yazısı / Ahmet BAYRAKLI

Çocuk büyütmek, ona bizsiz yaşamayı öğretmektir. Anne ve babalar şimdi soruyorum sizlere?

Kim çocuğunun geleceğinin iyi olmasını, başarılı ve rahat bir hayat sürmesini istemez ki?

Kim çocuğu ile gurur duyacağı günü, gözünden bile sakındığı göz bebeğini iyi yerlerde görmek istemez ki?

Kim onların kendi ayakları üzerinde duracağı, çoluk çocuğa karışacağı günü sabırsızlıkla beklemez ki vs…

Anne ve babalar olarak bizler; çocuklarımızın okul hayatında iyi bir eğitim alması için çetin bir mücadele veriyoruz değil mi? Göndereceğimiz okulunu, okulun bulunduğu semti hatta ve hatta öğretmenini bile araştırıp, huyunu vs. öğrendikten sonra, yani kafa yapımıza uyduğu takdirde göz bebeklerimizi onlara emanet ediyoruz değil mi? Sonra gizli gizli onların okulda ki durumlarını, hal ve hareketlerini, arkadaş çevrelerini, derslerini takip ediyoruz değil mi? İlkokul, Ortaokul hatta Lise yıllarını bile…

Sorumluluğumuz gereği buraya kadar herşey çok güzel. Peki ya bundan sonra? Mesela yaz tatillerinde çocuklarımızın geleceği ile ilgili neler yapıyoruz? Bu konuda benim bir fikrim var. Örneğin çocuklarımıza okumanın, dirsek çürütmenin ne kadar önemli olduğunu,dışarıda hayatın ne kadar zor olduğunu göstermek istiyorsanız, yapacağınız tek birşey var!!! Yaz tatili girince hemen iyi bir sanatkar esnaf bulun.

Sanatkar esnaftan kastım; Mobilyacı, Marangoz, Tamirci, Kasap, Kuaför, Lokantacı, Terzi, Elektrikçi, Sucu vs… Bu sanatkarlara çocuklarınızı çırak verin. Çocuklarınız çetin bir hayat kavgasını, gelecek kaygısını öğrensin, ayaklarının üzerinde durmanın ne kadar zor olduğunu, para kazanmanın ise kolay birşey olmadığını görsün, insanları tanısın, çevrelerini genişletsin, içine kapanık yetişmesin, kendini geliştirsin, gözleri açılsın bu konuda yırtık olsun.

Bırakın bırakın da iş yerlerinde yerleri süpürsün, camları silsin, sanayi yemeği yapmayı öğrensin, bulaşıkları yıkasın, elleri ayakları kir, pas, yağ içerisinde kalsın vs. Hata yaptığında da, yanlışı olduğunda da ustasından fırça yesin, ona yapılan bu azarlamalar zoruna gitsin,duygulansın bir köşeye çekilip sessiz sessiz göz yaşı döksün, disiplini görsün, sırtında omuzlarında üst katlara mobilya taşısın, akşam eve geldiğinde de gözü yatağında olsun, sabah yorgunluktan dolayı zor kalksın,yırtık pırtık yağ kokan, ter kokan iş elbiseleri ile çarşıya, pazara, bankaya, postaneye gitmeyi öğrensin. Öğrensin öğrensin ki… Kendi geleceğine yön versin. Tercih yapmayı, okuluna sımsıkı sarılmayı, anne ve babasının öneminin ne kadar önemli olduğunu çok iyi anlasın…

Emin olun bu söylediklerimin hiçbirini okullar vermez. Eğer bu yaz tatilinde bu söylediklerime kulak verip,çocuklarınızı sanatkarlara çırak olarak verirseniz yaz tatili bittiğinde de inanıyorum ki bana hak verip, dua edeceksiniz. Niye mi? Çünkü; Yaz tatili bittiğinde çocuklarınız kendine ciddi anlamda çeki düzen verecekte ondan. Akıllanacak, efendi bir hal alacakta ondan, nerede ne yapılmasını, bir ortamda nasıl hareket etmesini öğrenecek te ondan, para tutmasını bilecekte ondan. Anne ve babasına yani ailesine ve okuluna sımsıkı sarılacak ta ondan vs…

Benden söylemesi, kesin karar sizin, kalın sağlıcakla.

Selam ve dua…

 

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ