logo

26 Nisan 2018

Köşe Yazısı / Harun UYSAL

Mevlana, Anadolu’nun manevi mimarlarındandır. Öyle bir mimar ki bir tarafta sel var, onun üzerine köprü yapıyorsunuz. Neden mi? Moğollar, eşkıyalar o dönemde Anadolu’da taş üstünde taş koymuyorlar. İnsanları katlediyorlar, zenginlikleri gasp ediyorlar. İnsanlar canlarından, mallarından, ırzlarından emin değiller, mutsuzlar, huzursuzlar, endişeliler ve korkuyorlar. Şu anda Ortadoğu’da yaşananlar gibi… Böyle bir ortamda Mevlana bir toplum mühendisi gibi çalışarak, topluma moral aşılıyor, topluma sevgi veriyor. Kısacası toplum dinamiklerinin ayakta kalması için ne gerekiyorsa onu yapıyor.

Mevlana’nın bu müthiş ve engin mücadelesi sebebiyle, Anadolu insanı ona büyük sevgi, saygı beslemiş ve düşüncelerini benimsemiştir. Onun ölümünden yaklaşık 700 yıl geçmesine rağmen onun düşünceleri hala Anadolu halkının ilgisini çekmektedir.

Mevlana’nın sevgi ve hoşgörüsü, yaşadığı günden bugüne kadar, yalnız Türk halkının değil, çeşitli din ve kültürden olan bütün dünya insanlarının ilgi odağı olmaya devam etmektedir. Nitekim İrene Melikoff: “Mevlana’nın eserlerini dünya milletleri kendi dillerine çevirip okusalar, dünyada kötülük, harp, kin, nefret diye bir şey kalmaz” demektedir.

Şu anda Hollanda’da, Almanya’da Mesnevi okunmakta, sema gösterileri düzenlenmektedir. Arayış içerisindeki Batılılar Mevlana ile huzur bulmaktadırlar. Mevlana’nın çekim gücü insanları huzura davet etmeye devam etmektedir. Sadece Batıda mı? Kesinlikle hayır. İran’da, Suriye’de, Pakistan’da, Afganistan’da Hz. Mevlana’nın eserleri okunmakta, insanlara kardeşlik, dostluk ve barış sunmaya devam etmektedir.

Mevlana’nın insan sevgisi Kur’an’a ve peygamberimizin hayat felsefesine dayanmaktadır. Peygamberimiz bir hadisinde “Allah güzeldir, güzelliği sever, kibir ise Hakkı kabul etmemek ve insanları hor görmektir” buyurmuştur. İşte Mevlana’nın sevgi ve hoşgörüsünde yatan temel prensip budur.

Mevlana’ya göre sevgi, kardeşlik, dostluk ve hoşgörü insanlık vasıflarındandır. Eşrefi mahlûkat emri Mevlana’nın eserlerinde kendisini ne bir şekilde hissettirir. Sevgi ve hoşgörüden habersiz olanları Mevlana, hayvanlarla bir tutar: “Sen âşık olmadıysan, sevgi nedir, bilmiyorsan; Yürü git, ot otla; eşeksin sen (Mektuplar:95).

Mesnevi’de Mevlana şöyle der: “Nur ve kemal, helal lokmadan doğar. İlim ve hikmet, aşk ve merhamet helal lokma ile olur.”

Mevlana’ya göre sevgi, muhabbet, dostluk, dünyanın yaratılış sebebidir. Aslında bu sufizmin de temel hareket tarzını da oluşturur. Allah kâinatı sevgi üzerine yaratmıştır. Nasıl ki, çocuğun bedeni sütsüz, gıdasız yaşayıp gelişemezse, ruhu da sevgisiz var olamaz.

İnsan yeryüzünde Allah’ın halifesidir. Mevlana bu engin Kur’ani kavramı öyle güzel işler ki: “Dağ, taş, su, ateş, yel bile insana secde etmektedir. Birkaç lüzumsuz münafık secde etmemiş noksan mı gelir insana” (Fihi Mafih: 226)
Mevlana’nın sevgi anlayışı Yunus’un sevgi anlayışı ile örtüşür. Yunus, “Yaratılanı sev, yaratandan ötürü” diyor.

Mevlana’da aynı inci çizgiyi topluma aktarıyor. Allah insanı yaratıp ona ruhundan üfürdüğü için insan da Allah’tan bir eser taşımaktadır ve dolayısıyla onun yeryüzünde temsilcisidir. O sebeple Mevlana’nın nazarında kim olursa olsun, ister dinli ister dinsiz, ister kadın ister erkek, ister genç, isterse ihtiyar, ister zengin isterse fakir olsun hepsi saygıya değerdir. Bütün insanları bir gözle görmek ve ona saygı göstermek gerekir. Ayrıca insanlardan şikâyet etmek de doğru değildir. Çünkü Mevlana’ya göre, “Yaratıktan şikâyet, Yaratandan şikâyettir.”

Mevlana eserlerinde insanın eğitimini ele almış ve hayatı boyunca insanların eğitilmesi için mücadele etmiştir. Mevlana diyor ki, “Allah sevgisi ilimle elde edilir, ilimden nasibi olmayanlar ve akılsızlar su sevgiden mahrumdur” diyerek sevgiyi, akılla temellendirmiştir. Yani aklı ve bilimi olmayanın sevgisi, dostluğu, kardeşliği de olamaz.

Yazımda bu konuyu ele almamın sebebi şu anda ülkemizde uygulanan kardeşlik projesini pekiştirmeye yöneliktir. Çözüm süreci ile birlikte yaklaşık 8 aydır, Mevlana’da, Yunus’ta, Bediüzzaman’da gördüğümüz kardeşlik hukuku yaşanmaya başlamıştır. Bazı kesimler ülkemizde tekrar işlemeye başlayan kardeşlik hukukunda rahatsız olmaktadır.

İnancımız gereği olan kardeşlik hukukunun gelişmesi, Suriye’de iç barışı sağlayacak, Irak’ta ki bombalı saldırıları sona erdirecektir. Bu kardeşlik hukukunu hep birlikte kuracağız ve bir sevgi iklimi oluşturacağız. Bundan kimsenin endişesi olmasın…

Harun UYSAL
AK PARTİ ÇORUM MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI / GENÇLERİ GELECEĞE HAZIRLAMA ve İŞSİZLİKLE MÜCADELE DERNEĞİ GENEL BAŞKANI

Etiketler: » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ