Satılmış İNAÇ


(SİYASETİN İKİ YÜZÜ)

Değerli Çorum Post takipçileri… Bundan sonra zaman zaman dilimin döndüğü sürece sizlere düşüncelerimi aktarmaya çalışacağım.


Evet, başlıkta dile getirdiğim gibi siyasetin iki yüzü var ve ilk yazımda sizlere iki yüzlü siyasetten bahsedeceğim.

Siyasetin ilk yüzü devletin ve milletin çıkarlarını gözeterek siyaset yapmak, ikinci yüzü de kendisi başta olmak üzere, eş, dost, akraba ve çevresinin menfaatlerini gözeterek siyaset yapmaktır. Allah tüm siyasetçilerimize ilk yüzüyle siyaset yapmayı nasip etsin diyor, yazımı açıyorum.

Günümüzde siyasetçilere güvenin azaldığı apaçık ortadadır. İktidar ve oy kaygısı yüzünden günübirlik verilen sözler ve vaatler siyasetçileri maalesef yalan-dolana itmekte bu da inandırıcılığını yitirmesine sebep olmaktadır. Oysa ki siyasetçinin halkın refah ve huzuru için atacağı adımları günübirlik yerine yarınları düşünerek atması gerektiği kanaatindeyim.

Siyaset yaparken de çatışmacı üslup yerine uzlaştırıcı ve birleştirici üslup kullanılmasına özen gösterilmelidir. Özellikle buna siyasi parti liderleri dikkat etmeli, siyasetteki gelecek kaygılarını bir kenara bırakarak, ülkesinin ve milletinin birlik ve beraberliğini tahrip edecek söz ve davranışlardan uzak durmalıdır.

Buna bir örnek verecek olursak siyasi liderler, Çorum Belediye Başkanımız Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın siyasette kendisine ilke edindiği “ALİ” olmalıdır. Kısaca Adaletli olmalı, Liyakata önem vermeli ve İstişareden ödün vermemelidir. Tüm siyasetçiler “ALİ” olursa ki şayet olmamasında hiçbir sebep yok o zaman ülkemizde demokrasi de, insan hakları da tıkır tıkır işleyecektir. Bundan hiç şüphem yok.

Bugünlerde çok sık duyduğumuz “Allah devletimize zeval vermesin” sözünden bile rahatsızlık duyanlar olduğu gerçeğinden yola çıkarsak, siyasetçilerin bir fani, devletimizin ise baki olduğunu hiçbir zaman göz ardı etmememiz gerekir. 

Siyasetçi görevini çıkarsız ve menfaatsiz yerine getirdiği, ülkede yaşayan tüm renkleri hoşgörüyle kucakladığı sürece çatışmadan ve menfaat edinme kaygısından uzak bir toplum olur, torunlarımıza daha Adaletli, daha Liyakatlı ve daha İstişareci bir yarınlar bırakabiliriz. 

Kısaca devleti idare etme siyaseti, diğer yandan toplumda çatışan menfaatleri uzlaştırma siyaseti tüm insanların beklediği bir siyaset modeli olmalıdır. Siyasetin dışında kalmak ta insanın kendisiyle ilgili karar alımına katılmaması anlamına gelir. Karar alımına her ne suretle olursa olsun katılmayan insan da daha baştan sadece yönetilen olmayı kabul etmiş demektir.  

Birbirimize karşı kullandığımız üsluba dikkat ederek, herkes siyaset yapma özgürlüğüne sahip ama yazımın başında söylediğim gibi ilk yüzüyle siyaset yapalım. 

Sağlıcakla kalın…